Sie sind vermutlich noch nicht im Forum angemeldet - Klicken Sie hier um sich kostenlos anzumelden Impressum 
(Islam ist “Frieden, Reinheit, Hingabe” und “Gehorsam”) "Der Mensch ist Richter über die Worte die er noch nicht ausgesprochen hat und Gefangener seiner Worte nachdem er es ausgesprochen hat." Hazreti Ali 7.Jh & 'Daß du das Band knüpfst zu dem, der es zerreßt; daß du verzeihst dem, der dir Unrecht tut; daß du gibst dem, der dich beraubt."(Der Prophet Muhammed sallallahu 'aleihi wesellem)
Sie können sich hier anmelden
Dieses Thema hat 0 Antworten
und wurde 609 mal aufgerufen
 iSLAMi önderler
Kemal06 Offline

Mitglied

Beiträge: 559

05.06.2007 16:26
Imam Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri antworten

„Ağaç nasıl ki, gövdesinden değil de meyvesinden iyi anlaşılırsa, mürşid-i kâmil olan kişiler de, gösterişli zâhir hallerinden değil, meyve ve mensuplarından yani yetiştirdikleri kimselerin güzel hallerinden anlaşılır. Ve bu sûretle kendilerine tâbi olmak, mânevî feyzinden her hususta istifâde etmek câiz ve sahih olur. Şöhreti arşa çıksa, hakîki mürşidin misâli, meyvesidir.“

"El-Hayyu'l-Kayyûm: On sekiz bin âlemi yok iken îcâd edip hayat veren demektir. Yalnız hayat kâfi değildir; onu tutup muhâfaza etmek îcap eder. Hazret-i Mevlâ, "Kayyûm" ism-i şerifiyle tutmaktadır. Îsâ aleyhisselam mevtâyı ihyâ için, 'Yâ Hayyu yâ Kayyûm' diye duâ ederdi. Tecrübesi kolaydır. Batmak üzere olan bir gemide, insanlar hep birden 'Yâ Hayyu yâ Kayyûm' diye feryat etseler gemi batmaz, batamaz."
...


Hayatı
Silistre'nin Ferhatlar köyünden olup 1888 (1304 H.) senesinde dünyaya geldi. Babası devrinin maruf siması olan dersiam ve hafız Osman Efendi'dir. Osman Efendi tahsilini İstanbul'da tamamlamış sonra Silistre'nin meşhur satırlı medresesinde yıllarca müderrislik yapmıştır. Süleyman Hilmiz Tunahan'ın ceddi İdris Bey'e dayanmaktadır. İdris Bey Fatih Sultan Mehmet Han tarafından "Tuna Han'ı" olarak tayin edilmiş ve kendi kız kardeşi ile de evlendirilerek Fatih'in eniştesi olmuştur. Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri ilk tahsilini Satırlı Medresesi'nde ve Silistre Rüştiyesinde yapmıştır. Bilahere tahsilini tamamlamak için İstanbul'a gelerek Sahn Medresesine kaydolan, Fatih dersiamlarından ve o devrin meşhur alimlerinden Bafralı Ahmet Hamdi Efendi(Büyük Hamdi Efendi)'nin ders halkasına devam eden Süleyman Hilmi Tunahan 1916 senesinde Ahmet Hamdi Efendiden birincilikle icazet almıştır. (H. 1335 - R. 1332)
Daha sonra o zamanki tabiri ile dersiam (yani profesörlük) olarak yetişmek üzere Süleymaniye Camii Medreselerinden Medreset'ül Mütehassisinin tefsir ve hadis kısmına devam etmiştir. Son derece parlak bir zekaya sahip olan Süleyman Hilmi Tunahan 1919'da Medreset'ül Mütehassısinden de birincilikle mezun olmuş aynı yıllarda Medreset'ül Kuzaatı da (yani Hukuk Fakültesini de) üstün bir derece ile bitirmiştir. Böylece bir taraftan dersiam bir taraftan da kadılık yani hakimlik rütbelerine ulaşarak devrinin zahiri ilimlerini tamamlamıştır.

Mezuniyetini müteakip İstanbulda dersiamlığa başlayan Süleyman Hilmi Tunahan, bir süre sonra medreselerin kapatılması üzerine vaizliğe tayin edilmiş, uzun müddet İstanbul'un Sultanahmet, Süleymaniye, Yenicami, Şehzadebaşı, Piyalepaşa gibi büyük camilerinde halka vaaz ederek irşad vazifesinde bulunmuştur. Bir taraftan vaiz olarak irşad hizmetine devam ederken diğer taraftan da (İlk defa 1946-1947 senesinde bir hükümet kararnamesi ile açılmasına izin verilen) Kur'an kurslarında, arzu eden müslüman çocuklarına daha evvelce evinde kendi yetiştirdiği talebeleri ile, Kur'an öğretmeye, zaruriyyatı diniyye denilen dini ilmihal bilgileri okutmaya başlamışlardır. Bu kurslardan kısa zamanda bir çok talebe mezun olmuş ve bunlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nda müftü, vaiz, imam, müezzin, Kur'an kursu öğretmeni olarak vazife almışlardır.

Süleyman Hilmi Tunahan amelde Hanefi, itikatta maturidi mezhebine mensup olup, meşreben Nakşi idi. Kendisinden feyz alan talebeleri ile vaaz ve sohbetlerine devam eden kimselere en büyük tavsiyesi "Ehli sünnet vel camaat" akidesine ihlas ve samimiyetle sarılmaları idi. Süleyman Hilmi Tunahan'ın talebelerine ve talebelerinin talebelerine (hocalarına nisbetle) "Süleymancı" denilmekte ise de hakikatte bunun uydurma bir tabir olduğu "Süleymancılık" diye ne bir din, ne bir mezheb ne de bir tarikatın mevcut olmadığı bizzat Süleyman Hilmi Tunahanın yakınları ve talebeleri tarafından katiyyetle ifade edilmektedir.

Son devrin en büyük din alimlerinden biri olan Süleyman Hilmi Tunahan 16 Eylül 1959 tarihinde İstanbul'da Kısıklıdaki evinde vefat etmiştir. Kabri Karacaahmet Kabristanı'ndadır.

O Allah führe mich auf dem Weg der Weisen!

 Sprung  
Haftungshinweis: Trotz sorgfältiger inhaltlicher Kontrolle übernehmen wir keine Haftung für die Inhalte externer Links. Für den Inhalt der verlinkten Seiten sind ausschließlich deren Betreiber haftbar.
Xobor Forum Software von Xobor.de
Einfach ein Forum erstellen