Sie sind vermutlich noch nicht im Forum angemeldet - Klicken Sie hier um sich kostenlos anzumelden Impressum 
(Islam ist “Frieden, Reinheit, Hingabe” und “Gehorsam”) "Der Mensch ist Richter über die Worte die er noch nicht ausgesprochen hat und Gefangener seiner Worte nachdem er es ausgesprochen hat." Hazreti Ali 7.Jh & 'Daß du das Band knüpfst zu dem, der es zerreßt; daß du verzeihst dem, der dir Unrecht tut; daß du gibst dem, der dich beraubt."(Der Prophet Muhammed sallallahu 'aleihi wesellem)
Sie können sich hier anmelden
Dieses Thema hat 4 Antworten
und wurde 671 mal aufgerufen
 Tikla!Hadisler oku..
Kemal06 Offline

Mitglied

Beiträge: 559

05.06.2007 16:17
Iman hakkinda antworten

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58

O Allah führe mich auf dem Weg der Weisen!

Kemal06 Offline

Mitglied

Beiträge: 559

12.06.2007 15:48
#2 RE: Iman hakkinda antworten

(İMAM-I BEYHAKİNİN TASNİFİNE GÖRE ÖZETLENMİŞTİR)


Peygamberimiz(s.a.v):<<İman,altmış küsür ya da yetmiş küsür şubedir.Onun en üstünü (Lâ ilâhe illallâh)sözüdür;en aşağısı ise,yoldan eziyet verecek şeyleri kaldırmaktır.Haya da imandan bir şubedir.>>diye buyurmuştur.İmanın şubeleri (bölümleri) şunlardır:


1.Aziz ve Celil olan Allaha iman etmek(Nisa suresi,136.ayet)


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ آمِنُواْ بِاللّهِ وَرَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِي نَزَّلَ عَلَى رَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِيَ أَنزَلَ مِن قَبْلُ وَمَن يَكْفُرْ بِاللّهِ وَمَلاَئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلاَلاً بَعِيدًا


Ey iman edenler! Allah'a, O'nun Peygamberine ve gerek o Peygamberine ayet ayet indirdiği Kitab'a, gerek daha evvel indirdiği kitaba iman (da sebat) edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini, ahiret gününü inkâr ederek kâfir olursa o, muhakkak ki (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıp gitmiştir.


2.Allah’ın resullerine (s.a.v), iman etmek(Bakara,285)


امَنَ الرَّسُولُ بِمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ امَنَ بِاللّهِ وَمَلئِكَتِه




وَكُتُبِه وَرُسُلِه لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَصيرُ

O peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti, müminler de. (Onlardan) her biri Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. "Onun (Allah'ın) peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinin arasından ayırmayız (hepsine inanırız), dinledik (kabul ettik; emrine
بسم الله الرحمن الرحيم


İMANIN ŞUBELERİ


(İMAM-I BEYHAKİNİN TASNİFİNE GÖRE ÖZETLENMİŞTİR)


Peygamberimiz(s.a.v):<<İman,altmış küsür ya da yetmiş küsür şubedir.Onun en üstünü (Lâ ilâhe illallâh)sözüdür;en aşağısı ise,yoldan eziyet verecek şeyleri kaldırmaktır.Haya da imandan bir şubedir.>>diye buyurmuştur.İmanın şubeleri (bölümleri) şunlardır:


1.Aziz ve Celil olan Allaha iman etmek(Nisa suresi,136.ayet)


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ آمِنُواْ بِاللّهِ وَرَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِي نَزَّلَ عَلَى رَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِيَ أَنزَلَ مِن قَبْلُ وَمَن يَكْفُرْ بِاللّهِ وَمَلاَئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلاَلاً بَعِيدًا


Ey iman edenler! Allah'a, O'nun Peygamberine ve gerek o Peygamberine ayet ayet indirdiği Kitab'a, gerek daha evvel indirdiği kitaba iman (da sebat) edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini, ahiret gününü inkâr ederek kâfir olursa o, muhakkak ki (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıp gitmiştir.


2.Allah’ın resullerine (s.a.v), iman etmek(Bakara,285)


امَنَ الرَّسُولُ بِمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ امَنَ بِاللّهِ وَمَلئِكَتِه ) itaat ettik. Ey Rabbimiz, mağfiretini (isteriz). Son varış (ımız) ancak sanadır" dediler.


3.Allah’ın meleklerine ve kitaplarına iman etmek(Bakara 285-Nisa,136)


4.Kadere,hayır ve şerrin Allah’dan geldiğine iman etmek(Nisa,78)


أَيْنَمَا تَكُونُواْ يُدْرِككُّمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنتُمْ فِي بُرُوجٍ مُّشَيَّدَةٍ وَإِن تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُواْ هَذِهِ مِنْ عِندِ اللّهِ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُواْ هَذِهِ مِنْ عِندِكَ قُلْ كُلًّ مِّنْ عِندِ اللّهِ فَمَا لِهَؤُلاء الْقَوْمِ لاَ يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثًا


"Nerede olursanız olun velev tahkim edilmiş yüksek kalelerde bulunun, ölüm size çatıp yetişir". Eğer onlara bir iyilik dokunursa: "Bu, Allah katındandır" derler. Şayet onlara bir fenalık dokunursa. "Bu senin katından (senin yüzünden)dır" derler. De ki: "Hepsi Allah tarafındandır". Böyle iken onlara, o kavme ne oluyor ki (kendilerine söylenen) hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar?


5.Öldükten sonra tekrar dirilmeye ve Ahiret gününe iman etmek(Teğabun,7)


زعم الذين كفروا ان لن يبعثوا قل بلي وربي لتبعثن ثم لتنبان بما عملتم وذالك علي الله يسير


O küfredenler de öldükten sonra kat'iyen diriltilmeyeceklerini (bir hakikat gibi cahilâne) iddia etti (ler). De ki: "Hayır (öyle değil)! Rabbime andolsun ki siz mutlaka diriltileceksiniz. Sonra da yaptığınız şeyler behemehal [mutlaka] size haber verilecektir. Bu da Allah'a göre kolaydır".


6.İnsanların kabirlerinden tekrar diriltilmelerinden sonra Mahşer yerinde


haşrolacaklarına inanmak(Mutaffin,4,5,6.ayetler)


ويل للمطفين الذين اذا اكتالو علي الناس يستوفون...


4- Sahiden onlar (öldükten sonra) diriltileceklerini sanmıyor (lar) mı?


5- Büyük bir günde, âlemlerin Rabbi (olan Allah'ın hükmü) için insanların (kabirlerinden) kalkacağı günde.


6- Sakın (hileye sapmayın. Ahiret hesabını unutmayın).


7.Müminlerin yurdu ve barınağının Cennet,Kafirlerin yurdu ve barınağının Cehennem olduğuna imanetmek(Bakara,81-82.) 81- Hayır (iş öyle değil). Kim bir kötülük (günah) kazanır da suçu kendisini çepeçevre kuşatırsa, onlar cehennemin sahipleridirler. Onlar orada, bir daha çıkmamak üzere kalıcıdırlar.


82- İman edip güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince}: Onlar da cennetin arkadaşlarıdırlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.


بلي من كسب سيئته واحاطت به ختيئته فاؤلائك اصحاب النار هم فيها خالدون والذين امنوا وعملوا الصللحات اؤلائك اصحاب الجنة هم فيها خالدون.


8. Aziz ve Celil olan Allah’a muhabbetinin vacip olduğuna iman etmek(Bakara,165)


و من الناس من يتخذ من دون الله اندادا يحبونهم كحب الله والذين امنوا اشد حبا لله ولو يرى الذين ظلموا اذ يرون العذاب ان القوة لله جميعا و ان الله شديد العذاب.


insanlar içinde Allah'tan gayrisini (O'na) emsal edinen adamlar da vardır ki onlara Allah'a olan sevgi gibi muhabbet beslerler. iman edenlerin Allah'a sevgisi ise (her şeyden) sağlamdır. (Allah'a eş tutarak nefislerine) zulmedenler azabı görecekleri zaman bütün kuvvet (ve kudret) in hakikaten Allah'ın olduğunu ve Allah'ın hakikaten pek çetin azaplı bulunduğunu (gözleriyle görür gibi) bilselerdi.


9. Aziz ve Celil olan Allah’ın azabından korkmanın vacip olduğuna iman etmek(Âl-i İmrân,172)


.فلا تخشوا الناس واخشونى.


O halde (ey Yahudiler!) siz insanlardan korkmayın, benden korkun. Benim ayetlerimi az bir bahaya (hasis [bayağı, küçük] menfaatlere) satmayın. Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.


10.Aziz ve Celîl olan Allah’ın rahmetinden ümit var olmak(İsra,57;Zümer,53)


قل يا عبادى الذين اسرفوا على انفسهم لاتقنطوا من رحمة الله ان الله يغفر الذنوب جميعا انه هو الغفور الرحيم.(الزمر53


53- De ki: "Ey kendilerinin aleyhinde (günahta) haddi aşanlar! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları yarlığar" Şüphesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.


11.Aziz ve Celil olan Allah’a tevekkülün vacip olduğuna iman etmek (Âl-i İmrân,122)


و على الله فليتوكل المؤمنون


12.Peygamber efendimiz(s.a.v)’e sevmenin vacip olduğuna iman etmek(Mâide,23-Talak,3) Hadis-i Şerifte:<>ve diğer bir hadis-i şerifte de <<Üç şey her kimde bulunursa,imanın tadını alır:Allah ve Resulü O’na her şeyden sevimli olursa...>>buyurulmuştur.


13.Peygamber efendimiz(s.a.v)’e saygı göstermek,yüceltmek ve ta’zim etmenin vacip olduğuna iman etmek (fetih,9-A’raf),


لاتجعلوا دعاء الرسول بينكم كدعاء بعضكم بعضا قديعلم الله الذين يتسللون منكم لواذا فاليتخذو الذين يخلفون عن امره ....


Nûr,63) 63- Peygamberi, kendi aranızda birbirinizi çağırdığınız gibi, çağırmayın. İçinizden yekdiğerini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah biliyor. Artık O'nun emrinden uzaklaşıp gidenler kendilerini (dünyada) bir fitne (ve belâ) çarpmasından, yahut (ahirette) onlara pek acıklı bir azap (gelip) çatmasından çekinsin (ler).


14.Kişinin,ateşe atılmak dininden dönmekten daha sevimli olacak derecede,dinine düşkün olması.Hadis-i şerifte: <<Üç şey her kimde bulunursa,imanın tadını alır:Allah ve Resulü O’na her şeyden sevimli olursa...Ateşe atılmayı istemediği gibi,Allah kendisini kurtardıktan sonra tekrar kafir olmaktan hoşlanmazsa>>buyurulmuştur.


15.İlim talep etmektir ki,o ilim,eşşiz yaratan Allah’ı tanımak,Allah katından gelenleri ve Peygamberlik ilmini bilmektir(fatır,28) 28- (Gerek) insanlardan, (gerek) yerde yürür hayvanlardan, (gerek) davarlardan da yine böyle renkleri (nevileri) muhtelif olanlar vardır. Allah'tan, kulları içinde, ancak alimler korkar. Şüphe yok ki Allah mutlak galiptir, çok yarlığayıcıdır.


انما يخشى الله من عباده الالماء..


16.ilmin yayılmasına gayret göstermek(Âl-i İmrân,18-Mücadele,10-Zümer,9)


وَإِذَ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلاَ تَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاء ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْاْ بِهِ ثَمَناً قَلِيلاً فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ


17.Kur’ân-ı Kerim’e;helalini haramını bilip,hükümlerini ve sınırlarını muhafaza etmek,onu öğrenmek ve öğretmek suretiyle Kur’ân-ı Kerim’e saygı göstermek(haşr,17-vâkıa,77-78,Al-i imran,187).


لو انزلنا هذا القران على


18.Her türlü iç ve dış temizlikler(abdest,teyemmüm,gusül abdesti gibi)Maide suresi,6


يا ايهاالذين امنوا اذا قمتم الى الصلات.


Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi ve başlarınıza meshedip, her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp olduysanız boy abdesti alın. Eğer hasta olmuşsanız, yahut bir sefer üzerindeyseniz veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız ve bu halde su da bulamamışsanız o vakit tertemiz bir toprakla teyemmüm edin, (niyetle) ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah, sizin üzerinize bir güçlük yapmayı dilemez, fakat iyice temizlenmenizi ve üstünüzdeki nimetinin tamamlanmasını diler. Tâ ki şükredesiniz.


19.Beş vakit farz namazları eda etmek(Nisa,103)


ان الصلاة على المؤمنين كتابا موقوتا


20.Zekat vermek(beyyine,5-tevbe,34)


والذين يكنزون الذهب والفضة ولاينفقونها في سبيل الله فبشرهم بعذاب اليم. -


Ey iman edenler! Şu muhakkak ki, (Yahudi) bilginleri (ni) n ve (Hıristiyan) rahipleri (ni) n birçoğu batıl (sebepleri) le insanların mallarını yerler, (onları) Allah'ın yolundan men ederler. Altını ve gümüşü yığıp ve biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar (yok mu?) işte bunlara pek acıklı bir azabı muştula [müjdele]!


21.Oruç tutmak(bakara,183)


ياايهاالذين امنوا كتب عليكم الصيام كما كتب على الذين من قبلكم لعلكم تتقون.


22.İtikafa girmek(bakara,125)


23.Güç yetiren kimsenin Kâbe’yi Haccetmesi(Al-i imran,97-bakara,196)


...ولله على الناس حج البيت من استطاع اليه سبيلا...


24.Cihad etmek(hacc,78)


وجاهدوا فىالله حق جهاده...


25.Allah yolunda cihad için,her türlü cihad hazırlığı yapmak(Al-i imran,200)


ياايهاالذين امنوا اصبروا وصابروا ورابطوا واتقوا الله لعلكم تفلحون. -


Ey iman edenler! Sabır (ve sebat) edin. (Düşmanlarınızla) sabır yarışı edin (onlara galebe çalın. Sınırlarda) nöbet bekleşin (yurdunuzu çiğnetmeyin). Allah'tan korkun. (Bu sayede) felâh bulacağınızı umabilirsiniz.


26.Düşman karşısında sebat edip,harpden kaçmamak(Enfal,45)


ياايهاالذين امنوا اذا لقيتم فئة فاثبتوا واذكروا الله كثيرا لعلكم تفلحون.


27.Ganimetlerin beşte birini imama(devlet başkanına)ve ganimet üzerinde çalışanlara verilmesi(enfal,41)


واعلموا انما غنمتم من شيئ فان الله خمسه ولرسول ولذى القربى واليتامى والمساكين وابن السنيل-


Eğer Allah'a (iman etmiş), hak ile batılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbirine kavuştuğu (Bedir) gün (ü) kulumuz (Muhammed) e indirdiğimiz (ayetler) e inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin mutlaka beşte biri Allah'ın, Resûlü'nün, hısımların, yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Allah her şeye hakkıyla kâdirdir.


28.Aziz ve Celil olan Allah’a ibadet maksadıyla köle azad etmek(Beled,11-12-13)


29.Suçlar sebebiyle vacip olan keffaretleri yerine getirmek.Keffaret dört kısımdır:1.Adam öldürme keffareti 2.Zihar keffareti,3.Yemini bozma keffareti,


4.Ramazan orucunu(özürsüz olarak)bozma keffareti.


30.Verilen sözleri yerine getirmek(maide,1-İnsan suresi,7)


يوفون بالنذر..


31. Aziz ve Celil olan Allah’ın vermiş olduğu nimetleri saymak,hatırında tutmak ve şükrünü eda etmek(Neml,59-Ankebût,63)


وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّن نَّزَّلَ مِنَ السَّمَاء مَاء فَأَحْيَا بِهِ الْأَرْضَ مِن بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ اللَّهُ قُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ


63- Andolsun ki onlara, "Gökten su indirip onunla yeri, ölümünün ardından, canlandıran kimdir?" diye sorarsan, "Elbette Allah" derler. De ki: "Hamd Allah'ındır". Fakat onların çoğu aklını kullanmazlar.


32.İhtiyaç olmadığı sürece dili muhafaza etmek(Ahzap,35-İsra,36)


وَلاَ تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ إِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ أُولئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُولاً


Senin için hakkında bir bilgi hasıl olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz, kalp; Bunların her biri bundan mesuldür.


33.Emanetleri muhafaza etmek ve sahibine vermek,


إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تُؤدُّواْ الأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُم بَيْنَ النَّاسِ أَن تَحْكُمُواْ بِالْعَدْلِ إِنَّ اللّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُم بِهِ إِنَّ اللّهَ كَانَ سَمِيعًا بَصِيرًا


34.Canlara kıymayı ve onlara karşı suç işlenmesini haram kılmak(Nisa,93)


وَمَن يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا


35.Namusu korumak ve iffetli olmak(nûr,21-Mü’minûn,5-İsra,32)


وَلاَ تَقْرَبُواْ الزِّنَى إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَسَاء سَبِيلاً -


Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, Şüphesiz bir hayâsızlıktır, kötü bir yoldur.


36.Elleri,helal olmayan malı almaktan muhafaza etmek(bakara,188-İsra,35)


وَلاَ تَأْكُلُواْ أَمْوَالَكُم بَيْنَكُم بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُواْ بِهَا إِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُواْ فَرِيقًا مِّنْ أَمْوَالِ النَّاسِ بِالإِثْمِ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ


Aranızda (birbirinizin) mallarınızı haksız sebeplerle yemeyin ve kendiniz bilip dururken insanların mallarından bir kısmını günah (ı mücib [günaha sokacak] suretler) le yemeniz için onları (o malları) hâkimlere aktarma etmeyin.


37.Yiyecek ve içeceklerde helal ve harama riayet etmek(maide,3 ve 90.ayetler)


حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالْدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْزِيرِ وَمَا أُهِلَّ لِغَيْرِ اللّهِ بِهِ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّطِيحَةُ وَمَا أَكَلَ السَّبُعُ إِلاَّ مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَأَن تَسْتَقْسِمُواْ بِالأَزْلاَمِ ذَلِكُمْ فِسْقٌ... يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ


Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan -(henüz canı üstünde iken yetişip) kestikleriniz müstesna olmak üzere- boğulmuş, vurulmuş, yukarıdan yuvarlanmış, süsülmüş, canavar yırtmış [parçalamış] olup da ölenler, dikili taşlar üzerinde (onlar adına) boğazlanan (hayvanlar), fal oklarıyla kısmet (ve hüküm) aramanız üzerinize haram edilmiştir. (Bütün) bunlar yoldan çıkıştır. Bugün kâfirler dininizden umutlarını kestiler. Artık onlardan korkmayın. Benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimitamamladım ve size din olarak Müslümanlığı (verip ondan) hoşnut oldum. Kim son derece açlık halinde çaresiz kalırsa, günaha meyil maksadı olmaksızın (haram olan etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir. 90- Ey iman edenler! İçki, kumar, (tapmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bun (lar) dan kaçının ki muradınıza eresiniz.


38.Giysi,kıyafet ve kullanılan kaplarda şeriate muhalif olanları haram kılmak.Hadis-i şerifte<

giyerse,Ahiret’te asla giyemeyecek>>buyurulmuştur.


39.Şeriata muhalif olan oyun ve eğlenceleri haram kılmak(Cum’a,11) }


وَإِذَا رَأَوْا تِجَارَةً أَوْ لَهْوًا انفَضُّوا إِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِمًا قُلْ مَا عِندَ اللَّهِ خَيْرٌ مِّنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِ وَاللَّهُ خَيْرُ الرَّازِقِينَ


Onlar bir ticaret, yahut bir oyun, bir eğlence gördükleri zaman ona yönelip dağıldılar. Seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah nezdindeki (sevap, müminler için) eğlenceden de, ticaretten de hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.


40.Harcamada iktisatlı olmak ve malı batıl yollarla yemeyi haram kılmak(İsra,29)


وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا -


Elini boynuna bağlı olarak asma. Onu büsbütün de açıp saçma. Sonra kınanmış, pişman bir halde oturup kalırsın.


41.Hile,haset vb.hastalıkları terketmek(Nisa,54-felak,5)


42.İnsanların ırzlarına tecavüzü(dedi-kodu ve giybetini yapmak gibi) haram kılmak(Nûr,19)


إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَن تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ


43.Riyayı terkedip,Allah’a karşı amelleri ihlaslı yapmak(beyyine,5-Şûra,20)


مَن كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ الْآخِرَةِ نَزِدْ لَهُ فِي حَرْثِهِ وَمَن كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤتِهِ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْآخِرَةِ مِن نَّصِيبٍ }


44.İyiliğe sevinip,kötülüğe üzülmek. Hadis-i şerifte <>buyurulmuştur.


45.Her günahı tevbeyle tedavi etmek(Nûr,31)


...وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ


46.Kurbanları kesmek(Kevser,2)


47.İslam cemaatine yapışmak(Nisa,51-Al-i imran,103)


وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّار فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ -


Hepiniz, toptan sımsıkı Allah'ın ipine sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz (birbirinizin) düşmanlar (ı) idiniz de O, kalplerinizi (İslâm'a ısındırıp) birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde (din) kardeşler (-i) olmuştunuz ve yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böylece apaçık bildiriyor. Tâ ki doğru yola eresiniz.


48.İnsanlar arasında adaletle hükmetmek(Nisa,58)


إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تُؤدُّواْ الأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُم بَيْنَ النَّاسِ أَن تَحْكُمُواْ بِالْعَدْلِ إِنَّ اللّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُم بِهِ إِنَّ اللّهَ كَانَ سَمِيعًا بَصِيرًا -


Şüphesiz ki Allah size emanetleri ehil (ve erbab) ına vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmeylemenizi emreder. Allah bununla size, gerçek, ne güzel öğüt veriyor! Şüphe yok ki Allah (sözlerinizi, hükümlerinizi) hakkıyla işitici, (bütün yaptıklarınızı) hakkıyla görücüdür.


49.İyiliği emretmek,kötülüğü nehyetmek(Al-i imran,104- Al-i imran,110-Tevbe,112)


التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدونَ الآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ -


Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, (insanlara) iyiliği emredenler ve (onları) kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar (yok mu? İşte onlar da cennet ehlidirler. Habibim) sen o müminlere dahi (cenneti) müjdele.


50.İyilik ve takvada yardımlaşmak(maide,2)


وَتَعَاوَنُواْ عَلَى الْبرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ تَعَاوَنُواْ عَلَى الإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ


51.Haya sahibi olmak.Hadis-i şerifde<>buyurulmuştur.


52.Anne-babaya iyilik yapmak(bakara,83-en’am 151-ahkaf,15-İsra,23)


وَقَضَى رَبُّكَ أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا أَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلاَ تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلاً كَرِيمًا


53.Sılay-ı rahim yapmak(bakara,27)


الَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ اللَّهِ مِن بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا أَمَرَ اللَّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الأَرْضِ أُولَئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ


54.Güzel ahlak(Kalem,4)


وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُون


55.Kölelere(emri altında bulunan işçi,memur dahil)iyi davranmak(Nisa,36)


وَاعْبُدُواْ اللّهَ وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئًا وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالجَنبِ وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ مَن كَانَ مُخْتَالاً فَخُورًا -


Allah'a ibadet edin, ona hiçbir şeyi eş tutmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, sağ ellerinizin malik olduğu kimselere (memlûklerinize [sahibi olduğunuz kölelere]) iyilik edin. Allah, kendini beğenen ve daima böbürlenen kimseyi sevmez.


56.Efendinin köleler üzerindeki hakkına riayet etmek. Hadis-i şerifde<>buyurulmuştur.


57.Erkeklerin hanımına ve çocuklarına karşı görevlerini yerine getirmesi(tahrim,6)


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَائِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَا

O Allah führe mich auf dem Weg der Weisen!

Kemal06 Offline

Mitglied

Beiträge: 559

12.06.2007 15:49
#3 RE: Iman hakkinda antworten

Ebu Hureyre (r.a.) şöyle anlatıyor:
Hz. Peygamber (a.s.) bir gün insanların arasında oturuyordu. O sırada ona bir zat geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü! İman nedir?" dedi. "Allah'a, meleklerine, kitaplarına, Allah'a kavuşmaya, peygamberlerine inanman ve keza son dirilmeye iman etmendir" buyurdu. İslâm nedir? dedi. "İslâm, Allah'a kulluk etmen ve ona hiç bir şeyi ortak yapmaman, Farz namazı dosdoğru kılman, farz kılınmış olan zekâtı vermen ve Ramazanda oruç tutmandır" buyurdu. Ey Allah'ın Resulü! İhsan nedir? dedi. "Allah'a onu görürcesine ibadet etmendir. Her ne kadar onu görmüyorsan da o seni muhakkak görür" buyurdu. Ey Allah'ın Resulü, Kıyamet ne zamandır? dedi. (Cevaben Efendimiz) Buyurdu ki: "Bu konuda sorulan sorandan daha çok bilgiye sahip değildir. Fakat onun alâmetlerini sana haber vereceğim: Cariyenin efendisini doğurması, onun alâmetlerindendir. Yalınayak ve çıplak kimseler, insanların idarecileri oldukları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. Koyun çobanları yüksek bina kurmakta birbirleriyle yarışa başladıkları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. (Kıyametin vakti) Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceği beş şeye dahildir." Bundan sonra Peygamber: Kıyamet vakti hakkındaki bilgi ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez, yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez, şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır ayetlerini okudu. Ebu Hureyre der ki: Sonra o şahıs dönüp gitti. Arkasından Allah Resulü (a.s.): "O adamı bana geri getiriniz" diye emretti. Bunun üzerine sahabeler onu geri getirmek için aramaya başladılar, fakat bir şey göremediler. Bunun üzerine Allah Resulü (a.s.): "İşte o, Cebrail'dir. İnsanlara dinlerini öğretmek için gelmiştir" buyurdu.
[34] Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.

O Allah führe mich auf dem Weg der Weisen!

Kemal06 Offline

Mitglied

Beiträge: 559

12.06.2007 15:51
#4 RE: Iman hakkinda antworten

Ebu Hureyre'nin (r.a.) anlattığına göre:
Allah Resulü'ne (a.s.) bir bedevi geldi ve "Ey Allah'ın Resulü! Bana bir davranış söyle ki onu işlediğim zaman Cennete gireyim" dedi. Allah Resulü: (a.s.) "Kendisine hiç bir şeyi ortak koşmayarak Allah'a kulluk edersin, farz olan namazı dosdoğru kılarsın, farz kılınan zekâtı verirsin ve Ramazan orucunu tutarsın" buyurdu. O kimse: "Nefsim kudret elinde bulunana yemin ederim ki hiç bir zaman bunun üzerine ne bir şey arttırırım, ne de eksiltirim" dedi. Dönüp gidince Peygamber (a.s.): "Cennet ehlinden bir kimseye bakması kimi sevindirecek ise, işte o zata baksın" buyurdu.

O Allah führe mich auf dem Weg der Weisen!

Kemal06 Offline

Mitglied

Beiträge: 559

12.06.2007 15:52
#5 RE: Iman hakkinda antworten

ALLAHA RASULÜNE VE DİNİN HÜKÜMLERİNE İNANMANIN EMR

İbn Abbas (r.ahm.) şöyle anlatıyor:
Abdulkays heyeti Allah Resulü'nün huzuruna geldi ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! Biz, Rabîa'dan şu kabileyiz. Senin ile bizim aramızda Mudar kâfirleri bir engel durumundadır. Bu yüzden sana sadece Haram aylarda gelebiliyoruz. O halde bize bir iş emret ki onu yapalım ve arkamızdakileri ona davet edelim." Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: "Size dört şeyi yapmanızı ve dört şeyden de sakınmanızı emrediyorum: Size Allah'a iman etmenizi, (sonra bunu kendilerine açıklayarak şöyle buyurdu:) Allah'tan başka ilah olmadığı ve Muhammed'in Allah Resulü olduğuna şahadet etmenizi; namazı kılmanızı, zekâtı vermenizi ve savaşta ele geçirdiklerinizin beşte birini vermenizi emrediyor ve sizleri (içine şıra konan ve mayalanarak içki olmasını sağlayan) dubba'dan, hantem'den, nakir'den ve mukayyar'dan nehyediyorum."

O Allah führe mich auf dem Weg der Weisen!

Hadis Ilm-i »»
 Sprung  
Haftungshinweis: Trotz sorgfältiger inhaltlicher Kontrolle übernehmen wir keine Haftung für die Inhalte externer Links. Für den Inhalt der verlinkten Seiten sind ausschließlich deren Betreiber haftbar.
Xobor Forum Software von Xobor.de
Einfach ein Forum erstellen